Bağlanma Korkusu Çocukluğa Dayanıyor
By success_oath on Tem 1, 2010 in SAĞLIK VE GÜZELLİK

Psikodrama ve yetişkin terapisti Gonca Baştuğ, bağlanma korkusuna sahip kişilerin çocukluğuna ve aile ilişkilerine inilmesi gerektiğini söylüyor.
İnsanın çeşitli duygular yaşaması olağandır. Hiçbir duygu, iyi-kötü, doğru-yanlış olarak değerlendirilemez. Ancak ve ancak yaşanma biçimi ve dışarıya vurma biçimleri farklıdır. Her birimiz bu farklılıklarımızı yakalamak istiyorsak; kendi bebeklik/çocukluk dönemlerimizde bize bakım veren kişilerle ilişkimize bakmalıyız. Duygularımızın ifade biçimleri çekirdek çatışmalarla ilgilidir.
Anne ve babayla sevgi dolu bir ilişki yaşamamış bir kız çocuğu hayatındaki erkeklerle ilişki kurmakta zorlanabilir. Üstelik bunun nedenini hiçbir zaman anlamaz. Küçük yaşlarda anne ya da babayla kurulamayan iyi ilişki, yetişkinlikte otorite figürleri karşısında zorlanma, özel ilişkilere bağlanma ya da bağlanmama durumu yaratabilir. Çok güvenli ortamda yetişmiş bir çocuk, yaşamı boyunca sürekli hayal kırıklıkları yaşadığında güvenini kaybetmeye de başlayabilir. Tam tersi küçük yaşlarda bağlanma açısından şanssız sayılabilecek bir çocuk, daha sonraki dönemlerde olumlu deneyimler yaşayıp sağlıklı ilişki modelleri sergileyebilir. Bağlanma sorunu yaşayan kişiler duygulara önem vermezler, güçlü ve ayakları yere sağlam basan bir görünüm çizmeye çalışırlar. İlişkilerinde olumsuz yaşantılara odaklanırlar, partnerlerini önemsemez, inkar ederler. İlişki kendi kontrollerinde olsun isterler. İlişkiye yatırımları azdır. Stres altındayken yalnız kalmayı tercih ederler. Partnerleri stres altındayken de destek vermemeyi seçerler. Cinsel ilişkiye girme oranı daha düşüktür. Partnerleriyle sosyal ilişkileri, kısa süreli ve yüzeyseldir
Bu yazı bugün 0, toplamda ise 187 defa okunmuştur.
Etiketler: aile ilişkileri, duyguların ifadesi, sağlıklı ilişki modelleri, sosyal ilişkiler


Yorum Yaz